hatım.app
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben
hatım.app
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben

Abese

سُورَةُ عَبَسَ

Abese Sûresi

Mekkî42 âyet30. cüz

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ۝١

Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.

2

أَن جَآءَهُ الْأَعْمَىٰ۝٢

Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.

3

وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ۝٣

Ne bilirsin, belki de o arınacak;

4

أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ الذِّكْرَىٰٓ۝٤

Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.

5

أَمَّا مَنِ اسْتَغْنَىٰ۝٥

Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.

6

فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ۝٦

Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.

7

وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ۝٧

Arınmak istememesinden sana ne?

8

وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ۝٨

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

9

وَهُوَ يَخْشَىٰ۝٩

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

10

فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ۝١٠

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

11

كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌۭ۝١١

Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür.

12

فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ۝١٢

Dileyen onu öğüt kabul eder.

13

فِى صُحُفٍۢ مُّكَرَّمَةٍۢ۝١٣

O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.

14

مَّرْفُوعَةٍۢ مُّطَهَّرَةٍۭ۝١٤

O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.

15

بِأَيْدِى سَفَرَةٍۢ۝١٥

İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.

16

كِرَامٍۭ بَرَرَةٍۢ۝١٦

İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.

17

قُتِلَ الْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ۝١٧

Canı çıksın o insanın, o ne nankördür!

18

مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ۝١٨

Allah onu hangi şeyden yaratmış?

19

مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ۝١٩

Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;

20

ثُمَّ السَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ۝٢٠

Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.

21

ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ۝٢١

Sonra onu öldürür ve kabre koyar.

22

ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ۝٢٢

Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.

23

كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ۝٢٣

Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.

24

فَلْيَنظُرِ الْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ۝٢٤

İnsan, yiyeceğine bir baksın;

25

أَنَّا صَبَبْنَا الْمَآءَ صَبًّۭا۝٢٥

Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.

26

ثُمَّ شَقَقْنَا الْأَرْضَ شَقًّۭا۝٢٦

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

27

فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّۭا۝٢٧

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

28

وَعِنَبًۭا وَقَضْبًۭا۝٢٨

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

29

وَزَيْتُونًۭا وَنَخْلًۭا۝٢٩

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

30

وَحَدَآئِقَ غُلْبًۭا۝٣٠

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

31

وَفَٰكِهَةًۭ وَأَبًّۭا۝٣١

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

32

مَّتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ۝٣٢

Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.

33

فَإِذَا جَآءَتِ الصَّآخَّةُ۝٣٣

O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman;

34

يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ۝٣٤

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

35

وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ۝٣٥

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

36

وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ۝٣٦

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

37

لِكُلِّ امْرِئٍۢ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍۢ شَأْنٌۭ يُغْنِيهِ۝٣٧

O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.

38

وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ مُّسْفِرَةٌۭ۝٣٨

O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.

39

ضَاحِكَةٌۭ مُّسْتَبْشِرَةٌۭ۝٣٩

O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.

40

وَوُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۭ۝٤٠

O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.

41

تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ۝٤١

O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.

42

أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ۝٤٢

İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.

ÖncekiNâziâtSonrakiTekvîr