hatım.app
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben
hatım.app
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben

Nâziât

سُورَةُ النَّازِعَاتِ

Nâziât Sûresi

Mekkî46 âyet30. cüz

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

وَالنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًۭا۝١

Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,

2

وَالنَّٰشِطَٰتِ نَشْطًۭا۝٢

Canları kolaylıkla alanlara and olsun,

3

وَالسَّٰبِحَٰتِ سَبْحًۭا۝٣

Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun,

4

فَالسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًۭا۝٤

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

5

فَالْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًۭا۝٥

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

6

يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُ۝٦

O gün bir sarsıntı sarsar.

7

تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُ۝٧

Peşinden bir diğeri gelir.

8

قُلُوبٌۭ يَوْمَئِذٍۢ وَاجِفَةٌ۝٨

O gün kalbler titrer.

9

أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌۭ۝٩

İnsanların gözleri yere döner.

10

يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى الْحَافِرَةِ۝١٠

Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?"

11

أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا نَّخِرَةًۭ۝١١

"Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?"

12

قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ۝١٢

Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."

13

فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ۝١٣

Doğrusu bir tek çığlık yetecektir.

14

فَإِذَا هُم بِالسَّاهِرَةِ۝١٤

Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.

15

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ۝١٥

Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?

16

إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًى۝١٦

Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:

17

اذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ۝١٧

"Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."

18

فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ۝١٨

"Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?"

19

وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ۝١٩

"Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."

20

فَأَرَىٰهُ الْءَايَةَ الْكُبْرَىٰ۝٢٠

Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.

21

فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ۝٢١

Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı.

22

ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ۝٢٢

Geri dönüp yürüdü.

23

فَحَشَرَ فَنَادَىٰ۝٢٣

Adamlarını toplayıp seslendi:

24

فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ الْأَعْلَىٰ۝٢٤

"Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi.

25

فَأَخَذَهُ اللَّهُ نَكَالَ الْءَاخِرَةِ وَالْأُولَىٰٓ۝٢٥

Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.

26

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ۝٢٦

Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır.

27

ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ السَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا۝٢٧

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.

28

رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا۝٢٨

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.

29

وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا۝٢٩

Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

30

وَالْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ۝٣٠

Ardından yeri düzenlemiştir.

31

أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا۝٣١

Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.

32

وَالْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا۝٣٢

Dağları yerleştirmiştir.

33

مَتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ۝٣٣

Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır.

34

فَإِذَا جَآءَتِ الطَّآمَّةُ الْكُبْرَىٰ۝٣٤

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.

35

يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ۝٣٥

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.

36

وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ۝٣٦

Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir.

37

فَأَمَّا مَن طَغَىٰ۝٣٧

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

38

وَءَاثَرَ الْحَيَوٰةَ الدُّنْيَا۝٣٨

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

39

فَإِنَّ الْجَحِيمَ هِىَ الْمَأْوَىٰ۝٣٩

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

40

وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوَىٰ۝٤٠

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

41

فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِىَ الْمَأْوَىٰ۝٤١

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

42

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا۝٤٢

Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.

43

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ۝٤٣

Nerde senden onu anlatması?

44

إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ۝٤٤

Onun bilgisi Rabbine aittir.

45

إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا۝٤٥

Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.

46

كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا۝٤٦

Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.

ÖncekiNebe'SonrakiAbese