hatım.app
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben
hatım.app
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben

Nebe'

سُورَةُ النَّبَإِ

Nebe' Sûresi

Mekkî40 âyet30. cüz

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ۝١

Neyi soruşturuyorlar?

2

عَنِ النَّبَإِ الْعَظِيمِ۝٢

Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?

3

الَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ۝٣

Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?

4

كَلَّا سَيَعْلَمُونَ۝٤

Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.

5

ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ۝٥

Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.

6

أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ مِهَٰدًۭا۝٦

Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?

7

وَالْجِبَالَ أَوْتَادًۭا۝٧

Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?

8

وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًۭا۝٨

Sizi çift çift yarattık;

9

وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًۭا۝٩

Uykunuzu dinlenme vakti kıldık;

10

وَجَعَلْنَا الَّيْلَ لِبَاسًۭا۝١٠

Geceyi bir örtü yaptık;

11

وَجَعَلْنَا النَّهَارَ مَعَاشًۭا۝١١

Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık;

12

وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًۭا شِدَادًۭا۝١٢

Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik;

13

وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا۝١٣

Parlak ışık veren güneşi varettik;

14

وَأَنزَلْنَا مِنَ الْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا۝١٤

Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

15

لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّۭا وَنَبَاتًۭا۝١٥

Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

16

وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا۝١٦

Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

17

إِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًۭا۝١٧

Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir.

18

يَوْمَ يُنفَخُ فِى الصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا۝١٨

Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.

19

وَفُتِحَتِ السَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًۭا۝١٩

Gökler kapı kapı açılacaktır.

20

وَسُيِّرَتِ الْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا۝٢٠

Dağlar yürütülüp serap olacaktır.

21

إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًۭا۝٢١

Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.

22

لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًۭا۝٢٢

Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.

23

لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًۭا۝٢٣

Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır.

24

لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا۝٢٤

Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

25

إِلَّا حَمِيمًۭا وَغَسَّاقًۭا۝٢٥

Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

26

جَزَآءًۭ وِفَاقًا۝٢٦

Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

27

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا۝٢٧

Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.

28

وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًۭا۝٢٨

Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.

29

وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ كِتَٰبًۭا۝٢٩

Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.

30

فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا۝٣٠

Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."

31

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا۝٣١

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

32

حَدَآئِقَ وَأَعْنَٰبًۭا۝٣٢

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

33

وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًۭا۝٣٣

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

34

وَكَأْسًۭا دِهَاقًۭا۝٣٤

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

35

لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا۝٣٥

Orada boş ve yalan söz işitmezler.

36

جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا۝٣٦

Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir.

37

رَّبِّ السَّمَٰوَٰتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا الرَّحْمَٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا۝٣٧

O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır.

38

يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ الرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا۝٣٨

Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.

39

ذَٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ اتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا۝٣٩

İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.

40

إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا۝٤٠

Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der.

ÖncekiMürselâtSonrakiNâziât