hatım.app
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben
hatım.app
  • Hatim
  • Gruplar
  • Kur'an
  • Ben

Rahmân

سُورَةُ الرَّحۡمَٰن

Rahmân Sûresi

Medenî78 âyet27. cüz

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

الرَّحْمَٰنُ۝١

Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;

2

عَلَّمَ الْقُرْءَانَ۝٢

Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;

3

خَلَقَ الْإِنسَٰنَ۝٣

İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.

4

عَلَّمَهُ الْبَيَانَ۝٤

İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.

5

الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍۢ۝٥

Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir.

6

وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ۝٦

Bitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler.

7

وَالسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ۝٧

O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.

8

أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى الْمِيزَانِ۝٨

Artık tartıda tecavüz etmeyin.

9

وَأَقِيمُوا۟ الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ الْمِيزَانَ۝٩

Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.

10

وَالْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ۝١٠

Allah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir.

11

فِيهَا فَٰكِهَةٌۭ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْأَكْمَامِ۝١١

Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.

12

وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُ۝١٢

Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.

13

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝١٣

Ey insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

14

خَلَقَ الْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍۢ كَالْفَخَّارِ۝١٤

O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.

15

وَخَلَقَ الْجَآنَّ مِن مَّارِجٍۢ مِّن نَّارٍۢ۝١٥

Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır.

16

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝١٦

Öyleyken; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

17

رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِ۝١٧

O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir.

18

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝١٨

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

19

مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ۝١٩

Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir.

20

بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌۭ لَّا يَبْغِيَانِ۝٢٠

Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.

21

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٢١

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

22

يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ وَالْمَرْجَانُ۝٢٢

Bu iki denizden de inci ve mercan çıkar.

23

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٢٣

Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

24

وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنشَـَٔاتُ فِى الْبَحْرِ كَالْأَعْلَٰمِ۝٢٤

Denizde yürüyen dağlar gibi gemiler O'nundur.

25

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٢٥

Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

26

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۢ۝٢٦

Yeryüzünde bulunan her şey fanidir.

27

وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَٰلِ وَالْإِكْرَامِ۝٢٧

Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir.

28

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٢٨

Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

29

يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى السَّمَٰوَٰتِ وَالْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍۢ۝٢٩

Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O'ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir.

30

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٣٠

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

31

سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ الثَّقَلَانِ۝٣١

Ey insan ve cin toplulukları! Sizin de hesabınızı ele alacağız.

32

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٣٢

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

33

يَٰمَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ السَّمَٰوَٰتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا۟ ۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍۢ۝٣٣

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki!

34

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٣٤

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

35

يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌۭ مِّن نَّارٍۢ وَنُحَاسٌۭ فَلَا تَنتَصِرَانِ۝٣٥

Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız.

36

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٣٦

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

37

فَإِذَا انشَقَّتِ السَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةًۭ كَالدِّهَانِ۝٣٧

Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?

38

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٣٨

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

39

فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌۭ وَلَا جَآنٌّۭ۝٣٩

O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur.

40

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٤٠

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

41

يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَٰصِى وَالْأَقْدَامِ۝٤١

Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

42

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٤٢

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

43

هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ الَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا الْمُجْرِمُونَ۝٤٣

İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur.

44

يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍۢ۝٤٤

Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar.

45

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٤٥

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

46

وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ۝٤٦

Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır.

47

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٤٧

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

48

ذَوَاتَآ أَفْنَانٍۢ۝٤٨

Bu iki cennet türlü ağaçlarla doludur.

49

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٤٩

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

50

فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ۝٥٠

Bu cennetlerden akan iki kaynak vardır.

51

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٥١

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

52

فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍۢ زَوْجَانِ۝٥٢

Bu cennetlerde türlü meyveden çift çift vardır.

53

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٥٣

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

54

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍۢ ۚ وَجَنَى الْجَنَّتَيْنِ دَانٍۢ۝٥٤

Orada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar.

55

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٥٥

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

56

فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ الطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ۝٥٦

Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.

57

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٥٧

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

58

كَأَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُ۝٥٨

Onlar yakut ve mercan gibidirler.

59

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٥٩

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

60

هَلْ جَزَآءُ الْإِحْسَٰنِ إِلَّا الْإِحْسَٰنُ۝٦٠

İyiliğin karşılığı ancak iyilik değil midir?

61

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٦١

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

62

وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ۝٦٢

Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.

63

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٦٣

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

64

مُدْهَآمَّتَانِ۝٦٤

Renkleri koyu yeşildir.

65

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٦٥

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

66

فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ۝٦٦

İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır.

67

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٦٧

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

68

فِيهِمَا فَٰكِهَةٌۭ وَنَخْلٌۭ وَرُمَّانٌۭ۝٦٨

İkisinde de türlü türlü meyveler, hurmalıklar ve nar ağaçları vardır.

69

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٦٩

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

70

فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌۭ۝٧٠

Oralarda iyi huylu güzel kadınlar vardır.

71

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٧١

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

72

حُورٌۭ مَّقْصُورَٰتٌۭ فِى الْخِيَامِ۝٧٢

Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır.

73

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٧٣

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

74

لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ۝٧٤

Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.

75

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٧٥

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

76

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍۢ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍۢ۝٧٦

Cennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar.

77

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۝٧٧

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

78

تَبَٰرَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِى الْجَلَٰلِ وَالْإِكْرَامِ۝٧٨

Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir!

ÖncekiKamerSonrakiVâkıa